23 Kasım 2009 Pazartesi

27. Ayında Can

Oğlum harika konuşuyor, kendini artık çok net ifade ediyor, hayatın çok içinde...

*Yemek için masa örtüsünü serdiğim anda "yemekkkk" diyor, masaya çıkıyor ve bekliyor. O yüzden misafir bile gelecek olsa son anda sofra hazırlıyorum

*Arabası ile drift yapıyor

*Biri hapşurursa "çok yaşa", "iyi yaşa" veya "hepberaber" diyor

*Kapı çalınca "gigooo"(kim o) diyor, tanımadan, tanıdığına ikna olmadan açmıyor

*Renkleri, hayvanları çok iyi tanıyor, açık mavi, koyu mavi gibi sıfatlar kullanıyor

*"ve" bağlacını kullanmaya başladı

*Herşeyimi iste ama arabalarımı isteme modunda:)

*Ciddi bir kıyafet zevki var, giyindikten sonra mutlaka aynaya bakar ve beğenmezse çıkarır, beğenirse "güsellll, be-yen-dim" der, vurgulaya vurgulaya

*Araba markalarını amblemlerinden tanıyor, Mini cooper, Mercedes, BMV, Honda, Hundai diyor, bilmediklerini ise "onun markası neeee?" diye soruyor

*Bu aralar daha bir meraklı, boş bir sandalye varsa "orada kim oturacakkk", kapılara bakarak "orada kim varrr", evden çıkınca "anne nereyeee", "içini göremediği bir poşet varsa "içinde ne varrrr" gibi sorular soruyor, hayranım oğluma, diğer tüm minikler gibi o da öğrenmeye o kadar aç ki hayran kalmamak mümkün değil.

*Hiç çorba içmiyordu şimdi başladı, mutluyum

*Sebze yemekleri tekrar yemeye başladı, annanesinin pazıdolmasını tüm tüm yiyor:) Tabii annane de torunu için minik minik sarıyor. Dün zeytinyağlı fasülye yedi

*Eve girdiğimiz anda bizi uyarıyor "dışardan geldikkk, el yıkanır", akşam yatarken de "elim yıkanır, diş fırçalanırrr"

*Çok yerinde tepkiler veriyor. Mesela biraz önce babası sesli bir şekilde hapşurdu "ayyy korktumm"dedi

*Evimizin odalarını çok iyi biliyor, replik şu şekilde "evimize gidiyoruzzzz, benim odam var, annemin babamın oda var, mutfak var, banyo var, balkon varrrr"

22 Kasım 2009 Pazar

Tatlı Bilge için yumurta tarifleri

Can'a her gün değişik şekilerede yumurta veriyorum. Bunlar sayesinde sanırım sıkılmadan yiyor her gün...

Peynirli yumurta;
Yumurtayı bir kapta çırpıyorum, içine çatalla ezdiğim peyaz peynir ekliyorum, tereyağı ile karıştıra karıştıra pişiriyorum.

Kaşarlı omlet;
Yumurtayı bir kapta çırpıyorum, tereyağı eritilmiş ortaboy tavada kısık ateşte, karıştırmadan ve dağıtmadan pişiriyorum, olmasına yakın üstüne rendekaşar ekleyip, yarım ay olacak şekilde kapatıyorum.

Yumurtalı ekmek;
Yumurtayı bir kapta çırpıyorum, tercihen Büyümek ekmeğini emecek şekilde çevire çevire yumurtaya batırıyorum. Kısık ateşte önlü arkalı pişiriyorum. Can'ın ekmeği az yediği zamanda bu tarif çok işime yarıyor.

Klasik alakok yumurta;
Orta pişmiş yumurtanın kabukları Can tarafından kırıldıktan sonra içine tereyağı ekliyorum.

Krep;
Önceki postta yazmıştım.

21 Kasım 2009 Cumartesi

Haftasonu kahvaltısı

Haftasonu kahvaltılarımız pek bir önemlidir, zaten tatlı mı tatlı bir horozumuz olduğu için vakitlice kalkar kahvaltımız yaparız. Can hergün mutlaka yumurta yer, sever de, yani olsa 3-4 yer ardı ardına:)

Sıkılmasın diye hergün farklı yapmaya gayret ediyorum. Ama haftasonlarının değişmezi krebimizdir, şaşmaz, mutlaka yapılır, en kalını Can için dökülür, ilk yapılırki soğusun, Can da gerek bala, gerekse ev yapımı reçellerimize banaaa banaaaa, süt eşliğinde afiyetle bitirir kreplerini...Ama hepsinden önce babası "abi" yapar, önce biraz sohbet edilir, kaşı, gözü, kontrol edilir, bal dökülür bkn:aşağıdaki fotoğraf...

Fakatttt eğer krebini yemeye kıyamazsa en kalp burkan ses tonu ile "babacım bennn?"(yani babacım ben o dürüm halindekini yesem olmaz mııııı?) der, tabaktaki abiyle sohbete başlar ve diğer dürümlerden yer:)

Çok çok pratik, besleyici ve lezzetli krebin tarifi ise;
Kişi başı kadar yumurta
Süt
Azıcık tuz
Tam buğday unu
Yumurtalar iyice çırpılır, içine birazcık tuz eklenir, " bardak kadar süt ve boza kıvamına gelecek kadar un konur. Çok kısık ateşte önlü arkalı pişirilir. Afiyetle yenir.


20 Kasım 2009 Cuma

Süt canavarı

Can 1 yaşını geçtikten sonra süte başladı, bu süre zarfında "acaba sever mi" diye düşündük. Bir dönem sütü süt olarak çok az içti, ben de bol bol sütlü tatlı yaptım, yoğurda zaten hiçbir zaman "hayır" demedi, o yüzden içim hep rahattı. Zaten o dünem zarfında öğrendim ki fermante edilmiş süt (kefir, yoğurt, peynir gibi ) içinde yararlı bakterilerin fermantasyon sırasında çoğalması nedeniyle süte oranla daha faydalı.

Ayrıca bu meyvalı falan kutu sütleri de hiç haz edemedik, nomaline alışsın istedik hep... Bıkmadan usanmadan her kahvaltısına koydum, bazen içti bazen içmedi, ama süt her kahvaltıda yerini aldı. Veee sonra ne oldu? Bkn aşağı;

Bu fotoğrafta "hmm güzell" yaptığı için eli net değil:)
Bazen öğle yemeğinde bile süt ister, nasıl içiyor, yakıştırıyor bilmiyorum ama içiyor işte:) Sadece pekmezle vermemeye, yarım litreyi de geçirmemeye dikkat ediyorum. Bazen öylesine meşhur tezgahta oturuken "sütt" diyor, pipetini istiyor ve içiyor:)))